DOLAR 47,3657 0.05%
EURO 54,0599 0.3%
ALTIN 6.245,101,25
BITCOIN 30809361.5%
Kırşehir
22°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Zayıflama iğneleri mucize değil, doğru tedavinin bir parçası

Zayıflama iğneleri mucize değil, doğru tedavinin bir parçası

ABONE OL
16 Temmuz 2026 17:32
Zayıflama iğneleri mucize değil, doğru tedavinin bir parçası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, son yıllarda obezite tedavisinde yaygınlaşan ve kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen GLP-1 ve GIP temelli ilaçlarla ilgili önemli bilgilendirmelerde bulundu. Kalkan, bu ilaçların estetik amaçlı değil, kronik bir hastalık olan obezitenin tedavisi için geliştirildiğini vurgulayarak, yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenmeyen ilaç kullanımının kalıcı başarı sağlamadığını belirtti.

Son yıllarda obezite tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşanırken, kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen ilaçlar da en çok konuşulan sağlık başlıklarından biri haline geldi. Ancak bu yoğun ilgi, beraberinde bilgi kirliliğini ve gerçekçi olmayan beklentileri de getiriyor.

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, zayıflama iğneleriyle ilgili merak edilenleri güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirdi.

Zayıflama iğneleri tokluk hormonlarını taklit ederek etki gösteriyor

Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, kamuoyunda zayıflama iğnesi olarak bilinen ilaçların büyük bölümünün inkretin bazlı ilaçlar olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Semaglutid ve tirzepatid etken maddeli ilaçlar, bağırsaklardan yemek sonrasında salgılanan GLP-1 ve GIP isimli doğal tokluk hormonlarını taklit eder. Günümüzde bağırsak, yalnızca bir sindirim organı değil, vücudun enerji dengesini düzenleyen önemli bir endokrin organ olarak değerlendirilmektedir. Bu ilaçlar pankreastan kan şekerine bağlı olarak insülin salınımını artırırken mide boşalmasını geciktirir ve beyindeki iştah merkezlerini etkileyerek tokluk hissini uzatır. Böylece günlük enerji alımı azalır.”

Herkes kullanamaz, estetik amaçlı geliştirilmedi

Kalkan, bu ilaçların birkaç kilo vermek isteyen herkes için uygun olmadığının altını çizdi.

“Söz konusu ilaçlar estetik amaçla birkaç kilogram vermek için değil, tip 2 diyabet ve obezite gibi kronik hastalıkların tıbbi tedavisi için geliştirilmiştir.”

Uluslararası kılavuzlara göre ilaçların; yaşam tarzı değişikliğinden yeterli fayda göremeyen, beden kütle indeksi (BKİ) 30 kg/m² ve üzerinde olan veya BKİ’si 27 kg/m²’nin üzerinde olup hipertansiyon, dislipidemi, uyku apnesi ya da kardiyovasküler hastalık gibi obeziteye eşlik eden en az bir hastalığı bulunan erişkinlerde kullanılmasının önerildiğini belirten Kalkan, tedavinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

En sık görülen yan etkiler sindirim sistemiyle ilişkili

Zayıflama iğnelerinin her ilaçta olduğu gibi yan etkileri bulunduğunu söyleyen Kalkan, özellikle tedavinin ilk haftalarında bulantı, kusma, ishal ve kabızlık gibi sindirim sistemi şikâyetlerinin görülebildiğini belirtti. Kalkan, “Yan etkiler çoğunlukla ilk 4-8 haftada ve doz artırımı dönemlerinde ortaya çıkar. Vücut ilaca uyum sağladıkça genellikle azalır” dedi.

Belirli tiroid kanseri öyküsü, ciddi pankreatit, tip 1 diyabet, gebelik ve emzirme gibi bazı durumlarda ilaçların kullanılmaması ya da çok yakın takip gerektirdiğini vurgulayan Kalkan, uygunluğun mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Doğru beslenme yan etkilerin hafiflemesine yardımcı oluyor

Beslenme düzeninin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Kalkan, küçük porsiyonlarla beslenmenin, yavaş yemek yemenin, özellikle doz artırım zamanlardında yağlı ve kızartılmış besinlerden kaçınmanın bulantıyı azaltabileceğini ifade etti.

Kabızlık yaşayan bireylerde sıvı tüketiminin artırılması ve lif alımının kademeli yükseltilmesinin; ishal durumunda ise yağlı ve çok baharatlı besinlerin sınırlandırılmasının faydalı olabileceğini belirten Kalkan, gün içine yayılan yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çekti.

Tartıdaki rakam değil, kaybedilen ağırlığın içeriği önemli

Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, ilaçlarla verilen kilonun yalnızca yağ dokusundan oluşmadığını belirterek önemli bir noktaya dikkat çekti.

“Başarılı bir kilo kaybında önemli olan sadece tartıdaki düşüş değildir. Asıl önemli olan kaybedilen ağırlığın ne kadarının yağdan,

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.