Toplumda sık görülen ve genç yaşlarda başlayan aşırı el ve koltuk altı terlemeleri tedavi edilmediği takdirde yıllarca devam edebiliyor. Basit bir rahatsızlık olarak görülen el ve koltuk altı terlemeleri, bireylerin el sıkışmaktan kaçınmasına, yazı veya bilgisayar kullanırken zorlanmasına, kıyafet seçimlerinde kısıtlamalar yaşamasına neden olabiliyor. Aşırı terleme rahatsızlığı nedeniyle özgüven kaybı da yaşayan hastalar sosyal ortamlardan da uzaklaşabiliyor. Pek çok hasta, aşırı el ve koltuk altı terlemesinin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunun farkında olmadan yaşamını bu kısıtlamalarla yıllarca sürdürmeye çalışıyor. Oysa günümüzdeki gelişen tıbbi teknolojiler sayesinde aşırı terleme sorunları kalıcı olarak tedavi edilebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Çağatay Saim Tezel, aşırı el ve koltuk altı terlemesinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
El ve koltuk altı terlemesi sosyal hayattan uzaklaşmanıza neden olmasın
Terleme, vücudun ısı dengesini korumak için gerekli olan doğal bir mekanizma olarak görev yapmaktadır. Ancak bazı kişilerde sempatik sinir sisteminin normalden fazla çalışmasına bağlı olarak, ortam sıcaklığı veya fiziksel aktivite ile açıklanamayacak düzeyde terleme meydana gelebilmektedir. Tıpta “primer hiperhidroz” olarak adlandırılan bu durum, çoğunlukla çocukluk veya ergenlik döneminde başlayarak erişkin yaşlara kadar devam edebilmektedir. Özellikle el içlerinde ve koltuk altlarında görülen yoğun terleme, kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilmektedir.
Sürekli ıslak kalan eller nedeniyle tokalaşmaktan çekinmek, evrakların veya elektronik cihazların zarar görmesi, sosyal ortamlarda rahatsızlık hissi yaşamak ve özgüven kaybı bu hastalığın en sık karşılaşılan sonuçları arasında yer almaktadır. Araştırmalar, aşırı terleme sorunu yaşayan bireylerde sosyal kaygı ve stres düzeylerinin daha yüksek olabildiğini göstermektedir. Bu nedenle aşırı terleme yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal yönleriyle de değerlendirilmesi gereken bir sağlık sorunudur.
El terlemenize koltuk altı terlemesi de eşlik ediyorsa
Aşırı terleme nedeniyle yaşam kalitesi belirgin şekilde etkilenen hastalar, cerrahi tedavi açısından değerlendirilebilmektedir. Her hastanın durumunun farklı olduğu unutulmamalı, uygun tedavi seçeneği ayrıntılı uzman değerlendirmesi sonrasında belirlenmelidir. Cerrahi tedavi özellikle şu kişiler için uygun olabilmektedir;
Günlük yaşamını etkileyen ileri derecede el terlemesi yaşayanlar
El terlemesine koltuk altı terlemesinin eşlik ettiği kişiler
Tokalaşma, yazı yazma veya bilgisayar kullanırken zorlananlar
Sosyal ortamlarda özgüven kaybı hissedenler
Botoks, ilaç tedavisi veya iyontoforez gibi yöntemlerden yeterli sonuç alamayan hastalar
Bir santimetrelik kesilerle terleme sorunundan kurtulabilirsiniz
Göğüs cerrahisi tarafından uygulanan Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) işleminde, terlemeye neden olan sempatik sinir zincirinin ilgili bölümü video yardımlı minimal invaziv yöntemlerle kontrol altına alınmaktadır. Günümüzde yaygın olarak uygulanan bu yöntem, aşırı el terlemesinde en etkili ve kalıcı tedavi seçeneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. İşlem her iki tarafta yaklaşık 1 santimetrelik küçük kesilerden gerçekleştirilmektedir. Kamera yardımıyla yapılan girişimde kaburgalar açılmadan ve büyük cerrahi kesiler yapılmadan operasyon kısa sürede tamamlanabilmektedir. Minimal invaziv teknikler sayesinde ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, iyileşme süreci hızlanmakta ve hastalar günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebilmektedir. Hastaların büyük çoğunluğu aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilmekte, kısa süre içerisinde normal aktivitelerine devam edebilmektedir. Bu özellikleri sayesinde ETS, hem hasta konforu hem de tedavi başarısı açısından önemli avantajlar sunmaktadır.
Botoks mu, cerrahi mi?
Aşırı terleme tedavisinde ilaç uygulamaları, iyontoforez ve botoks gibi farklı yöntemler kullanılabilmektedir. Ancak bu yöntemlerin bazı sınırlılıkları bulunmaktadır. Botoks uygulamaları birçok hastada
