Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğa canlanırken, havadaki polen miktarının artması ve değişken hava koşulları göz sağlığını tehdit eden pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Alerjik reaksiyonlardan enfeksiyonlara, kuru göz şikayetlerinden kornea yüzeyindeki çiziklere kadar uzanan bu tablo özellikle hassas bünyelerde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Gözlerde basit gibi görünen kaşıntı ve kızarıklıklar ihmal edilmemelidir. Erken önlem almak hem şikayetleri azaltmada hem de gözlerde hasar oluşumu ve enfeksiyon gibi olası komplikasyonları önlemede kritik rol oynamaktadır” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, bahar aylarında en sık görülen 5 göz şikayetini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Baharda göz şikayetlerini hafife almayın!
Bahar aylarıyla birlikte atmosferdeki polen yükünün artması, sıcaklık ve nem dengesindeki değişimler ile rüzgârın taşıdığı partiküllerin göz yüzeyini doğrudan etkileyen çevresel faktörleri belirgin şekilde artırdığını belirten Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Oküler yüzey; konjonktiva, kornea ve gözyaşı filmiyle birlikte bu dış etkenlere sürekli maruz kalan dinamik bir yapıdır. Alerjen temasının artması, gözyaşı film tabakasının bozulması ve çevresel irritanların yoğunlaşmaları; gözde inflamasyon, kuruluk ve enfeksiyon gelişimini kolaylaştırır. Bu nedenle bahar aylarında ortaya çıkan göz sorunları hafife alınmamalı, erken dönemde doğru yaklaşımla değerlendirilmelidir” diyor.
BAHARDA ARTAN 5 ÖNEMLİ GÖZ SORUNU!
Alerjik konjonktivit (Göz alerjisi)
“Bahar aylarında en sık karşılaştığımız göz hastalıklarının başında alerjik konjonktivit gelir” diyen Prof. Dr. Özgül Altıntaş, gözün en dış tabakası olan konjonktivanın ağaç, çiçek ve çimen polenlerinin havada yoğunlaşmalarına karşı reaksiyon geliştirdiğini belirtiyor. Bu durum şiddetli kaşıntı, kızarıklık, sulanma, yanma ve göz kapaklarında hafif şişlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Tedavinin temelini alerjiye neden olan etkenle teması mümkün olduğunca azaltmak oluşturuyor. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dış ortamdan kaçınmak, pencereleri kapalı tutmak ve dışarı çıkarken güneş gözlüğü kullanmak koruyucu önlemler arasında yer alıyor. Şikayetlerin arttığı dönemlerde soğuk kompres uygulamasının da faydalı olabildiğini vurgulayan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Ancak yakınmalar devam ediyorsa hastaların hekime başvurmaları son derece önemlidir. Tedavide uygun antialerjik göz damlalarıyla şikayetlerin azaltılması hedeflenmektedir” bilgisini veriyor. Prof. Dr. Özgül Altıntaş, eğer her yıl bahar aylarında şiddetli göz alerjisi yaşıyorsanız, şikayetler başlamadan yaklaşık iki hafta önce göz hekiminize başvurmanın son derece önemli olduğunu belirterek, “Koruyucu alerji damlalarıyla bahar aylarını çok daha rahat geçirmek mümkündür” diyor.
Bahar nezlesi (Vernal keratokonjonktivit)
Vernal keratokonjonktivit halk arasında bahar nezlesi olarak biliniyor. Özellikle çocukluk ve genç erişkinlik döneminde görülen bahar nezlesi ilkbahar ve yaz aylarında alevlenebiliyor. Gözlerde yoğun kaşıntı, ışığa karşı hassasiyet, gözde yabancı cisim hissinin yanı sıra göz çevresinde beyaz renkli, yapışkan bir akıntı gelişiyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Vernal konjonktivitte tedavi süreci daha uzun ve kontrollü ilerler. Şikayetlerin kontrol altına alınabilmesi ve kornea tutulumu gibi komplikasyonların önlenebilmesi için hastaların düzenli olarak göz hekimi takibinde olmaları ve planlanan tedaviye uyum göstermeleri büyük önem taşır” diye konuşuyor.
Kuru göz sendromu
Bahar aylarında artan rüzgâr, değişken hava koşulları ve havadaki alerjen yükü, gözyaşı film tabakasının daha hızlı buharlaşmasına ve kalitesinin bozulmasına neden olabiliyor. Bu durum göz yüzeyinde yeterli nemliliğin sağlanamamasına yol açarak; batma, yanma, kum kaçmış hissi ve zaman zaman bulanık görme gibi şikayetlerle kendini belli ediyor. Kuru göz sendromunun tedavisinde temel hedefin gözyaşı dengesini yeniden sağlamak ol
