İçeriğe geç
Sağlık

Ekonomik kaygılar, baba-çocuk ilişkisini etkiliyor!

Ekonomik kaygılar, baba-çocuk ilişkisini etkiliyor!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 21 Haziran Babalar Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, babaların çocukların gelişimindeki kritik rolüne dikkat çekti. 

Babalar Günü’nün, babaların aile ve çocuklar için taşıdığı değeri yeniden hatırlamak açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nurper Ülküer, çocukların hayata hazırlanmasında babaların vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Babaların etkisi bazı alanlarda annelerden daha fazla

Son yıllarda yapılan araştırmaların babaların çocuk gelişimindeki etkisini daha net ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Çocukların başta sosyal duygusal gelişimi olmak üzere, onların hayata hazırlanmaları gibi önemli yaşamsal süreçlerinde, babalar önemlidir ve vazgeçilmezdir. Bunu çok iyi biliyoruz. Hatta tahminlerimizin dışında, anneler babalardan daha fazla etkili. İngiltere’de 2023-2025 yılları arası yapılan bir araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. Örneğin, babanın çocuk bakımı ve eğitimi süreçlerine katılımının çocuklar üzerindeki olumlu etkisi annelerin etkisinden daha fazla olduğu gözlenmiş.” dedi.

Baba ne kadar erken devreye girerse etki o kadar kalıcı oluyor”

Babaların çocuklarının yaşamına erken dönemde dahil olmasının önemine işaret eden Prof. Dr. Ülküer, “Araştırmaların ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri de babaların çocukların gelişim serüvenine ne kadar erken katılırlarsa etkilerinin o kadar büyük ve kalıcı olduğudur. Bazı geleneksel kültürlerde çocuklar beş yaşına gelmeden baba kucağına almaz ve benzeri söylemleri düşününce, aslında hem babaların hem de çocukların ne kadar önemli deneyimleri kaçırdığı daha iyi anlaşılıyor.” diye konuştu.

Babaların %30’u çocuklarının yanında olamıyor. Nedeni ise ekonomi!

Babaların çocuk yetiştirme süreçlerine katılımının dünya genelinde istenilen düzeyde olmadığını belirten Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Inter-Amerikan Development Bankasının 2024’te küresel olarak yaptığı bir çalışma bize bu konuda çok güzel bir tablo çizmiyor. Alt ve orta gelirli ülkelerde, ortalama babaların %30’u çocuklarının yanında değil. Nedenlerin başında ekonomi geliyor. Uzun ve uzak yerlerde çalışan babalar çoğunlukla çocuklarının büyüdüklerine nadiren şahit oluyorlar.  Yine bu araştırmanın bulgularına göre babalar çocukları ile annelerden ve hatta diğer yetişkinlerden de daha az oynuyorlar.” şeklinde konuştu.

Ebeveyn destek programları çoğunlukla annelere ulaşıyor

Ebeveyn destek programlarının büyük bölümünün anneleri hedeflediğini söyleyen Prof. Dr. Ülküer, şu değerlendirmede bulundu:

“Ebeveyn destek programları ya da benzeri çalışmalar çoğunlukla annelere ulaşabiliyor. Babalara ulaşabilen programların ise etkileri çoğu zaman anlamlı düzeye erişemiyor. Babaların katılımını destekleyen araştırma ve uygulamalar oldukça sınırlı. Özellikle 0-6 yaş döneminde çocuklarıyla düzenli oyun oynayan baba oranı dünya genelinde düşük seviyelerde bulunuyor. Sadece Doğu Asya ve Pasifik ülkelerinde bu oran nispeten daha iyi durumda. Annelerin iyi oluş hali üzerinde de baba katılımının önemli bir rolü olduğunu biliyoruz.” 

Babalar sadece destek veren değil, ebeveynliğin aktif bir oyuncusudur

Babaların çocuk gelişimindeki rollerinin yeniden tanımlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Bu tabloyu değiştirmek için işe doğum öncesinden başlamak gerekiyor. Babaların yalnızca anneye destek veren kişiler değil, ebeveynlik sürecinin aktif ve eşit bir parçası olduğunun kabul edilmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Babaların sessiz kaygıları çoğu zaman fark edilmiyor

Babaların da ebeveynlik sürecinde yoğun psikolojik zorluklar yaşayabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ülküer, “Babaların da kaygıları, korkuları ve hatta biyolojik değişimleri var. Ancak bunlar çoğu zaman göz ardı ediliyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doğum öncesi ve doğum sonrasındaki dönemde babalarda görülen depresyon ve intihar oranlarının annelerde görülen ruhsal sorunların yaklaşık dört katına ulaştığı belirlendi. Bu sonuç, anne ruh sağlığına yönelik desteklerin artmasına rağmen b

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, küfür, suç unsuru ve kişilik haklarını ihlal eden yorumlar yayımlanmaz.