Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi. Eyüpoğlu, bakım verenlerin beklentilerini gerçekçi tutmaları, hastalığın etkilerini kişiselleştirmemeleri ve sosyal destek mekanizmalarından yararlanmalarının önemine dikkat çekti.
Demans hastalarıyla yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalığında bakım verenlerin sürecin en önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.
Alzheimer sürecinde bakım verenlerin rolü büyük
Bakım veren kavramının, hastanın günlük ihtiyaçlarını karşılayan kişi ya da kişiler için kullanıldığını belirten Eyüpoğlu, bu kişilerin eş, çocuk, kardeş ya da başka bir yakın olabileceğini ifade etti.
Alzheimer ile baş etmenin ilk adımının hastalığı tanımak olduğunu söyleyen Eyüpoğlu, “Bakım verenler Alzheimer hakkında ne kadar bilgi sahibi olursa hem hastaya yönelik beklentilerini daha doğru yönetebilir hem de hastalığın farklı evrelerinde karşılaşabilecekleri zorluklara karşı hazırlıklı olabilirler” dedi.
“Herkesin demansı kendine”
Alzheimer’ın nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirten Eyüpoğlu, Alzheimer’ın en yaygın demans türü olduğuna dikkat çekti. Alzheimer tanısının nörologlar tarafından konulduğunu ve tedavi sürecinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının gerekebileceğini ifade eden Eyüpoğlu, alan uzmanlarının sıkça kullandığı “Herkesin demansı kendine” ifadesini hatırlatarak, her hastanın süreci farklı yaşayabileceğini söyledi.
Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebiliyor
Alzheimer hastalığının belirli evreleri olsa da bireyin eğitim düzeyi, sosyal çevresi, yaşam deneyimleri, ilgi alanları ve eşlik eden sağlık sorunlarının hastalığın seyrini etkileyebildiğini belirten Eyüpoğlu, bakım verenlerin doktorlarıyla iş birliği içinde hareket etmelerinin önem taşıdığını kaydetti. Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, “Her ne kadar Alzheimer evreleri ve her evrede tahmini olarak görebileceğimiz değişimler sabit olsa da özellikle Alzheimer hastalığında bireyin sahip olduğu bilgi birikim, sosyal çevre, aktif ilgi alanları gibi faktörlerin ve bunlarla beraber
komorbid hastalıklarının yani Alzheimer’a eşlik eden hastalıklarının etkili olabileceğini göz
önüne almak gerekmektedir. Bu anlamda doktorunuz ile birlikte adımlar atmak ve hastalığı
tanımak son derece kıymetlidir ”diye konuştu.
Davranışlardaki değişimlerin nedeni; hastalığın kendisi
Alzheimer’ın yalnızca hafıza kaybına neden olmadığını, aynı zamanda muhakeme, problem çözme ve karar verme becerilerinde bozulmalara yol açtığını belirten Eyüpoğlu, ilerleyen evrelerde kişilik ve davranış değişikliklerinin de görülebileceğini söyledi.
Eyüpoğlu, “Alzheimer hastalığının bireyde neden olduğu bellek, yargı, muhakeme,
problem çözme işlevlerindeki bozulmaların yanı sıra ilerleyen evrelerinde bireyin karakter
özelliklerinde de değişikliğe sebep olabileceği bilinmektedir. Sevdiklerimiz Alzheimer ile
giderek bize yabancılaşırken bakım verenler olarak bu durumu kabul etmek, sevdiklerimizin
değişimini onlarla beraber yaşamak bu durumun bir parçasıdır” dedi.
Bakım verenlerin, sevdiklerinde gözlemledikleri değişimlerin hastalığın bir sonucu olduğunu unutmamaları gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, “Sevdiklerimizdeki değişimin nedeni onların tercihleri değil, Alzheimer hastalığının yarattığı bilişsel yıkımdır. Bu gerçeği kabul etmek bakım verenlerin beklentilerini daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur” dedi.
Bakım veren yükü, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açabiliyor
Alzheimer bakımının uzun soluklu ve kesintisiz bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Eyüpoğlu, bakım verenlerde zamanla sosyal izolasyon, psikolojik yorgunluk ve ekonomik zorluk
